İçeriğe geç
Bursa Metin

Gündelik meraklara sade cevaplar

Psikoloji 4 dk okuma Nehir Yalınsoy

Ortak Bilgi: Herkesin Bildiğini Bilmek Neyi Değiştirir?

Bir şeyi bilmekle onu herkesin bildiğini bilmek aynı şey değildir. Ortak bilginin karar almada, ev içinde ve çalışma hayatında yarattığı görünmez fark.

Bir şeyi bilmekle, onu herkesin bildiğini bilmek aynı şey değildir. İkincisine ortak bilgi denir ve insan davranışında sanıldığından çok daha belirleyicidir. Bir odadaki herkes aynı şeyin farkındaysa ama kimse diğerlerinin de farkında olduğundan emin değilse, o bilgi ortaklaşmamıştır ve kimse ona göre davranmaz. Aynı bilgi açıkça dile getirildiği anda tablo değişir: artık herkes, herkesin bildiğini bilir ve davranış birden yön değiştirir.

Bilmek ile birlikte bilmek arasındaki fark

Bu ayrımı gündelik hayatta sürekli yaşarız. Bir toplantıda bir öneride sorun olduğunu birçok kişi sezer, fakat kimse söylemediği için herkes kendisini azınlıkta sanır ve susar. Biri sesli olarak sorunu dile getirdiğinde başkalarının da aynı fikirde olduğu ortaya çıkar ve itiraz hızla çoğalır. Ortada yeni bir bilgi doğmamıştır; yalnızca var olan bilgi ortaklaşmıştır. Zihinsel olarak bu, bireysel bir kanaatin toplumsal bir zemine dönüşmesidir.

Neden herkesin gözü önünde söylenir?

Ortak bilgi kurmanın en güvenilir yolu, bilgiyi ilgili herkesin aynı anda göreceği bir biçimde ortaya koymaktır. Ev içinde buzdolabına asılan bir liste, iş yerinde herkese açık bir duyuru panosu, bir grupta tek tek mesaj yerine gruba yazılan tek mesaj hep bu işi görür. Tek tek anlatıldığında herkes bilgiyi almış olur, ama kimse diğerlerinin de aldığından emin olamaz. Bu belirsizlik sorumluluğu bulanıklaştırır ve herkesin ötekinin harekete geçmesini beklediği bir bekleyişe yol açar.

Törenlerin ve açık duyuruların işlevi

Bir kararın topluluk önünde duyurulması yalnızca bir biçim gereği değildir. Açıkça söylenmiş bir sözden sonra tarafların o sözü bilmediklerini öne sürmeleri güçleşir; herkes hem sözü hem de diğerlerinin sözü duyduğunu bilir. Bir sınıfta kuralın ilk gün yüksek sesle okunması, bir işte görev dağılımının ortak bir yazıya geçirilmesi ya da bir ailede kararın hep birlikte oturulup konuşulması aynı mantığa dayanır. Bu, sonradan çıkacak anlaşmazlıkların büyük bölümünü baştan engeller.

Koordinasyonun sessiz temeli

Ortak bilgi, birbiriyle konuşamayan insanların bile aynı davranışı seçmesini sağlar. Kalabalıkta biriyle ayrıldığınızda ikinizin de aklına gelecek buluşma noktası, mahallede herkesin bildiği köşe ya da girişteki saat olur. Buradaki seçim en uygun nokta olduğu için değil, karşı tarafın da aynı noktayı düşüneceğini bildiğiniz için yapılır. Trafikte, sırada beklemede, asansöre binişte işleyen düzenin çoğu bu tür yazısız ama paylaşıldığı bilinen kurallara dayanır.

Ortak bilgi eksikliğinin yarattığı tıkanma

Bir işin ortada kalmasının en sık nedenlerinden biri budur. Herkes birinin ilgilendiğini düşünür, kimse başlamaz. Bir sorunu birden fazla kişi görür, ama her biri diğerlerinin sessizliğini onaydan sayar. Çözüm çoğu zaman yeni bilgi üretmek değil, mevcut bilgiyi açıkça masaya koymaktır. Adı konmuş bir görev, tarihi söylenmiş bir teslim, kimin ne yapacağı yazılmış bir liste bu belirsizliği kaldırır.

Aile ve arkadaş ilişkilerinde karşılığı

Yakın ilişkilerde de birçok gerginlik, bilinen ama söylenmemiş şeylerin etrafında birikir. İki taraf da bir konuyu bilir, iki taraf da karşısındakinin bildiğinden emin olmadığı için konuşmayı açmaz. Konu açıldığında ortaya çıkan rahatlama, genellikle yeni bir çözümden değil, meselenin artık ikisinin de bildiği bir şey hâline gelmesinden gelir. Bu yüzden açıkça konuşmak, konu değişmese bile ilişkinin işleyişini değiştirir.

Herkesin bildiği sanılan şeyler

Ters yönde bir tuzak da vardır: bir bilgiyi uzun süredir taşıyan kişi, onun herkes tarafından paylaşıldığını varsayar. Eve yeni gelen biri dolabın hangi çekmecesinde ne olduğunu bilmez, işe yeni başlayan biri ekipteki yazısız sıralamayı kestiremez. Bu kişiler soru sormaktan çekindiğinde eksik ortak zemin uzun süre fark edilmez. Yeni katılan birine söylenmesi gereken şeyleri baştan açıkça anlatmak, sonradan ortaya çıkacak yanlış anlaşılmaların çoğunu ortadan kaldırır.

Günlük hayatta nasıl kullanılır?

Uygulaması sade birkaç alışkanlık vardır. Ortak ilgilendiren bir konuyu herkesin göreceği tek bir yerde duyurmak; bir toplantı sonunda kararları kısaca tekrar edip kimin ne yapacağını sesli söylemek; bir kuralı görünür bir yere yazmak; anlaşıldığından emin olmak için karşı taraftan kısa bir onay istemek. Bunların hepsi aynı işi yapar: bilgiyi kafalardan çıkarıp aradaki ortak alana taşır.

Ortak bilgi, görünmez olduğu için önemi kolayca gözden kaçan bir zemindir. Var olduğunda kimse fark etmez, işler kendiliğinden yürür gibi görünür. Eksik olduğunda ise insanlar birbirini anlamamakla, ilgisizlikle ya da ihmalle suçlar; oysa ortada çoğu zaman yalnızca söylenmemiş bir cümle vardır. Bir şeyi bilmenin yetmediğini, onun paylaşıldığının da bilinmesi gerektiğini hatırlamak, hem ev içinde hem çalışma hayatında pek çok gereksiz sürtüşmeyi baştan önler.

Psikoloji kategorisinden